Çarşamba

Ortaokul

Ortaokulda son sınıfta son zamanlarımı geçiriyordum. Her ergenin hissedebileceği bir şekilde kendimi erkek hissediyor ve kızları arzuluyordum. Koşuyorduk ders saati aralarında, kızların meme uçları görmek için üstlerine soğuk su döküyorduk. Saçlarımızı çok acayip tarıyorduk. Kimimiz aşık oluyordu. Öğretmen olmak isteyenler vardı, ahmak olmak isteyenler, futbol yıldızı, porno yıldızı, çoban yıldızı çocuktu onlar ve çocukça istekleri vardı yıldız olmakta neymiş. Ben evren olmalıydım çocukça, büyümeliydim giderek, bölünmeden üremeliydim. Tanrı ile uzaklığım daha o yıllarda başladı, küçük yaşta konuşmaya çalıştım onunla, birçok şey istedim aklınıza gelemeyecek birçok şey. O hiç konuşmadı benimle hep ben anlattım dualar bile öğrenmiştim. İşte beni çıldırtan nokta! O konuşamıyordu evreni nasıl yönetebilirdi? İstedim, ondan evren olmak istedim, o bir kenarda susacak bense keyfime bakacaktım yine sustu! Onunla konuşanlar varmış, yalan! Benimle konuşmuyorsa öyle bir şey yoktu olmadı. İyi bir şizofreninin anlatılarıydı hepsi, kahretsin beni de kandırdı ve tanrıya inandırdı. Ortaokuldaydık ben çirkindim çirkin arkadaşlarım vardı, yakışıklı arkadaşlarımda vardı, güzel arkadaşlarım olmadı onlar benimle konuşmazdı!
Sanırım bir gün, güzel bir arkadaşım benimle konuşmaya karar vermiş olacak ki peşimden gelmişti. Hangisi hatırlamıyorum ama boş bir dersti eğlenmek için koskoca 2 saatimiz vardı. Sınıfa girdim çocuklar aralarında konuşuyorlardı. Kimi bir şeyler okuyordu(Eminim okuduğundan bir bok anlamıyordur!) Kimisi haritada ülkemizi bulmaya çalışıyordu. Ben haritalara hep kendimi çizerdim! Oralarda bir yerlerdeydim olduğum yer dışında. Sınıfa baktım ve çıktım çok sıkışmıştım ve tuvalete girmem gerekiyordu. Evim dışında başka bir yerde kakamı yapmaya çekinirdim. Ama sıçmak zorundaydım yoksa altıma kaçırırdım. Koridora çıktım ve ilerledim, öğretmenlerin kullandığı tuvaletlerden birine girdim. Hani şu güzel kokulu sabunları olanlar. Arkamdan biri girdi, tedirgin değildim oysa beni burada bir görevli yakalasa ceza alabilirdim. Arkama baktım sınıftaki güzel kız beni takip ediyordu. Durdum yanıma yaklaştı ve beni öpmek istedi. Altıma sıçmak üzere olduğumu ve biraz beklemesini istedim. Ben tuvalet kabinlerinden birine girdim ve sıçmaya başladım. Lanet olsun çok uzun dururum tuvalette çıktım ve o oradaydı. Ne istediğini sordum. Omzumdaki kemiklerle oynamaya başladı. Çok zayıftım ve kemiklerim sayılıyordu neredeyse. Bunu kesmesini söyledim zira bu beni incitiyordu. Saçmalamamı söyledi ve kemiklerimin onun çok hoşuna gittiğini söyledi. Ona beraber bir şeyler yapıp yapmayacağımızı sordum. Anlamadığını söyledi. Anladı mı anlamamazlıktan mı geldi bende anlamadım! Benimle gelmesini söyledim ve yürüdük o sıra boş olan anasınıfına girdik. Kapıyı kapattım ve minderlerin üzerine oturttum onu. Ayakta bekledim ve onu seyrettim. Tanrım ne ahmak bir kızdı benimle sadece kemiklerim için ilgileniyordu. İntikam alacaktım ondan onunla ilgilenmeyecektim. Ne yazık ki benim ilgilenebileceğim güzel memeleri yoktu küçüktüler. Popsunu görmek istedim. Küçüktü, yumuşaktı ! Öpüştük yüzeysel olarak seviştik hoşuma gitmedi! Giyindik ve sınıfa çıktık
İsmi, ah ismimi unut dedi! Unuttum. Ortaokuldan sonra onu sadece birkaç defa gördüm göğüsleri büyümüştü ve poposu fena değildi. Yanında zayıf bir çocukla bana selam verdi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder