Perşembe

Çocuk

Çocuk 7 sinde...
Elleri küçük kapatmaz yüzünü.
Harçlığının yettiğince yer pamuk şekerini,
Babasının anlettığı kadar bilir öyküleri.
Çok sever çizgi filmleri.
Çocuk 15 inde...
İlk defa öpmüştür sevdiğini,
Çok sever 80 kuşak filmlerini.
Birde Elvis'i.
Çocuk 20 sinde...
Çoktan gitmiştir sevdiği,
Çok sever bir büyük ile muhabbet etmeyi.
Birde haydariyi.
Çocuk 25 inde...
Ölmek istemezdi belkide
Yaşadığı çok azdı
20 si kaldığında geride.

Ölüler Evi

Ölüler evindeyim! Soluğum kesiliyor zihnim düşük kalıyor. Kardan adama taş atan çocuklara çıkışıyorum. Dışarıda bir yaşam, adımımı atmaya korkuyorum. Birden  Ademin, Havva’nın elmacık kemiğinden aldığı şehvetli ısırıklar geliyor aklıma, tutmuş mudur Havva da Adem’in küreğini acaba.  Kuzgunun, larus olma sevdası kadar acıtıyor içimi, güneşin karanlığa inat yükselişi. İçimde hazmedemediğim aşkların ıstırapları ile kıvranıyorum. Ölüler evindeyim! Herkes susuyor, gözleri kocaman, ağızları açık, dilleri uzun. “Suda yan ateşte boğul diye sesleniyor aralarından  pis moruğun teki…